30 Ekim 2011

yoruldumm

Ne konuşmak geliyor içimden Ne de haykırmak.. Ben susuyorum çünkü ne kelimeler kaldı anlatılacak ne de duygular.. nede içimde bir dirhem nefes..Şimdi sen istediğin kadar konuş istediğin kadar haykır..Ama kendi duyacağın kadar bağır çağır..
Çünkü ben hem dilsizim hem sağır..

bir daha böyle sevmem


Bir kendime nazım geçer, birde kendime yeter gücüm. Hep ben çok sevmişimdir, ama... hikayelerim nedense hep yarımdır. Bu yüzden korkularım sağlam, ama insanlara güvenim hep kırılgandır. “Nasip değilmiş” diye sineye çeker, haklarımı ise hep helal ederim. Çünkü; sevdamı yük sayanlar ne anlar ki “ah”larımın ağırlığından. Yaptıklarımın da, ve hatta yapamadıklarımın da tek nedeni Sevmem..
Buysa suçum, ve buysa size fazla gelen, söz veriyorum kendime, bir daha böyle SEVMEM...!!!
Son düğmesi de koptu insanlığın.!
Vefa; can çekişiyor arka sokaklarda.!
Umut; mendil sallıyor giden trenlerin ardından.!
Birisi; adres arıyor mezarlıklarda.!
Dostluklar; çöp tenekelerinde sahipsiz.!
Ve; anahtar teslimi aşklar satılık köşe başlarında.!
Hem de üç kuruş mutluluklara...!!!

29 Ekim 2011

Hayaller ve gerçekler hep yarışır...hayaller hep önden gider ama yarışı hep gerçekler kazanır:((((
Bir Kadın Sevgidir Aslında...
İçinde her zaman olağan üstü bir aşk taşır. Sevdiklerinden kolay kolay ayrılamaz. Sevdiklerini kolay kolay kıramaz. Zor sever ama tam sever. Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir ve birisini ya da birşeyi sevmezse de onu asla SEVMESİ İÇİN ZORLAYAMAZSINIZ ...Belki kolayca yüreğine girebilirsiniz. Ancak beyninde yer etmemişseniz her an terk edilebilirsiniz. Sevmediği halde terk etmeyen kadınlar da var elbette. Bunun nedeni ise dizginleyemedikleri "acımak" duygusudur...!!

28 Ekim 2011


Küçük bir erkek çocuk annesine sordu:
-Niçin ağlıyorsun?”
-Çünkü ben bir kadınım” ...diye cevapladı annesi...
-Anlamadım!” dedi çocuk. Annesi çocuğu kucaklayıp,
-Ve hiç bir zaman anlamayacaksın!” dedi...
...
Babasına
-Baba, annem niçin ağlıyor?” diye sordu...
Baba
-Bütün kadınlar sebepsiz ağlayabilen yapıdadır... diye cevapladı...
 
Küçük oğlan büyüdü, yetişkin adam oldu, hala kadınlarin niçin ağladıklarını keşfedemedi...
 
Nihayet öldukten sonra cennete gittiğinde Allah’a sordu...
-Allahım...Kadınlar niçin bu kadar kolay ağlayabiliyorlar?”
Allah dedi ki…
-Ben kadınları özel yarattım!… Tüm yaşamın ağırlığını taşıyabilecek kuvvette olmasına rağmen başkalarına teselli verecek kadar yumuşak omuzlar, doğumun acısına olduğu kadar doğurdukları evlatlarının nankörlüğüne dayanabilecek iç kuvvetini verdim...Başkalarının kuvvetinin kalmadığında devam edecek azmi, ailesinin hastalığında yorgunluğa papuç bıraktırmayacak kudreti verdim...Her türlü şart altında ve hatta annelerini çok kötü incitselerde,cocuklarını sevmek duygusallığını verdim...Bu duygusallık her yaştaki çocuklarının yaralarını sarmalarına, sorunlarını dinleyip paylaşmalarına yardım ediyor...Kocalarına tüm kusurlarıyla sevmek kudretini verdim...Erkeğin kaburgasından onları erkeğin kalbini korumaları için yarattım...Onlara iyi bir eşin asla incitmeyeceğini fakat bazen destek ve kuvvetini deneyecek davranışlarda bulunacağını anlayacak duyarlı bir zeka verdim...
 
Tek zayıflık olarak kadınlara birer GÖZYAŞI verdim...
 
Tamamen kendilerinin sahip oldukları, ihtiyaçları olduğunda kullanmak üzere…
 
" İNSANLIK için bir GÖZYAŞI…”
 
Ben en çok kendime hata yaptım,kendimi üzdüm...ama diye sığıntılarım vardı benim...ben kimseyi üzemedim bu hayatta,ardımda hep kendimi bıraktım ben,hep bana ayıp ettim..kimsesiz kalmaktan korkarım ben,aslında hep kimsesizdim...öyle çaresizdim ki,ÇArE BENDİM...ben hiç gidemedim,gittim dedim kandırdım kendimi,saklandım kendime hep..hep yarım kaldı her çabam,her umudum..ben hep kaybettim,direndim!kabullenemedim ama ben hep kaybettim!içimde ya$ayan küçük afacan küsme bana,sen varsın birtek beni bu hayata bağlayan!sen gitme çok korkuyorum...cana yakın halim,benim çocuk ruhum gitme !!